Bugün Kıbrıs
Kıbrıslı üniversite öğrencisi Yiorgos Georghiou, yıllarca yanlış anladığı ve çevresinden gizlemeye çalıştığı obsesif kompulsif bozuklukla mücadelesini kitaplaştırdı.
Leicester Üniversitesinde Muhasebe ve Finans eğitimi alan 22 yaşındaki Georghiou, I Was My Own Enemy adlı kitabında, zihninin dinlenmesine izin vermeyen düşüncelerle yaşamanın nasıl bir deneyim olduğunu anlatıyor.
Georghiou, kitabın bir klinik çalışma değil, hastalığı doğrudan yaşayan bir kişinin tanıklığı olduğunu vurguluyor.
ÜÇ YIL BOYUNCA MASAYA OTURAMADI
Georghiou’nun obsesyonları gündelik hayatındaki en basit davranışları dahi etkiledi.
Askerlik dönemindeki kötü bir anıyla ilişkilendirdiği için evlerindeki bir masaya üç yıl boyunca oturamadığını anlatan genç, masaya bakmaktan bile kaçındığını söyledi. Aynı dönemde bazı eşyaların ve bulunduğu ortamların “kötü enerji” taşıdığına inanıyordu.
Obsesif düşünceler, eğitim yaşamını da ciddi biçimde etkiledi.
“SORUYU YANITLARSAN BABAN ÖLECEK”
Başarılı bir öğrenci olmasına rağmen lise bitirme sınavında zihninin bazı soruları yanıtlamasına izin vermediğini anlatan Georghiou, “Bu soruyu cevaplarsan baban yarın ölecek” biçimindeki düşüncelere tamamen inandığını söyledi.
Üniversitenin ilk yılında da çoktan seçmeli sınavlarda belirli seçenekleri işaretlemekten korkuyor, zihninin ürettiği gerçek dışı sonuçlardan kaçınmak için doğru bildiği cevapları veremiyordu.
“OKB SADECE DÜZENLİ OLMAK DEĞİL”
Georghiou, OKB’nin toplumda çoğu zaman yalnızca temizlik veya düzen takıntısıyla özdeşleştirilmesinin hastalığın gerçek boyutunu görünmez kıldığını söyledi.
Gencin terapisti psikolog Maria Ioannidou da kişinin düzenli olmayı sevmesinin tek başına bir bozukluk anlamına gelmediğini; sorunun, düşünce ve davranışların günlük işlevselliği engellemesiyle ortaya çıktığını belirtti.
Georghiou, yaşadığı belirtilerin önemli bölümünü zihne istemsizce giren düşünceler, gerçek ile kurgu arasında kalma ve bu düşünceleri etkisizleştirmek için tekrarlanan davranışların oluşturduğunu anlattı.
TANI, TEDAVİ VE YENİ BAŞLANGIÇ
Georghiou’nun yaşamındaki dönüm noktası, kız arkadaşının kendisine “Hiç OKB’yi araştırdın mı?” diye sorması oldu.
Araştırma yaptıktan sonra yıllardır yaşadığı belirtilerin OKB ile örtüştüğünü fark eden genç, profesyonel destek aldı. Ağustos 2025’te ilaç tedavisine, ardından terapiye başladı.
Kitabını Kasım ayında yazmaya başlayan Georghiou, çalışmasını haziranda tamamladı. Amazon’da yayımlanan kitabın Yunancaya çevrilmesi ve sesli kitap haline getirilmesi planlanıyor.
Üniversitenin ilk yılında sınavlarını tamamlamakta güçlük çeken Georghiou, tedavinin ardından ikinci sınıfta bölümünün en başarılı öğrencisi seçildi.
“Yirmi yıl boyunca kendimle savaştım” diyen Georghiou, kitabını şu cümlelerle tamamlıyor: “Hâlâ ayaktayım. Ben kazandım.”